29 Haziran 2015 Pazartesi

TAŞINDIK





Sevgili Okur :)


2009'dan bu yana sizinle bu adreste buluşuyorduk, yıllar su gibi aktı geçti, fırında ocakta ne yemekler pişti ne mutlu hüzünlü günler geçti.
Geçen ay   kendi alan adımızla lacivert WordPress blog uygulamasına taşındık. Sizlerle yeniden yepyeni bir sayfada buluşmak istiyoruz.

Yeni adresimiz


 

7 Haziran 2015 Pazar

Hindistan Cevizli Rulo Pasta



Malzemeler

Hamur için;
  • 5 yumurta
  • 2 sb un
  • 1sb şeker
  • 1/2 paket kabartmatozu
  • 1 paket vanilya
  • 1/4 limon suyu


Krema için;
  • 3 sb süt
  • 1.5 sb şeker
  • 5 kaşık un
  • 3 kaşık pudra şekeri
  • 50 gr tereyağı
  • 1 pak vanilya

 
Haydi Yapalım:

Krema;
  • Yağ ve pudra şekeri hariç tüm malzeme karıştırılarak pişirilir. Pişen kremaya yağ ve pudraşekeri eklenir, iyice çırpılır.

Pandispanya;
  • Yumurta ile şeker iyice çırpılır. Daha sonra diğer malzemeler ilave edilirek karıştırılır. 10 dakika 180 derecelik fırında pişirirlir. Pişen kek 10 eşit dikdörtene bölünür. Her dikdörtgen parça tepsiden alınarak ortadan(yatay) kesilir, kesilen parçaya krema sürülür. Kek, krema içerde kalacak şekilde rulo yapılır, derin bir kasedeki süte batırıldıktan sonra h.cevizine bulanır. 1 gece dolapta bekletilir. Afiyet olsun:)




19 Nisan 2015 Pazar

Kuzu But Fırın




Malzemeler
  • 1 adet kuzu budu
  • 10 adet tane karabiber yada öğütülmüş 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1çay kaşığı kekik
  • tuz
  • 1 adet fırın poşeti

Haydi Yapalım
  • Kasabınızdan kuzu budunu alırken, budu kemiksiz olarak hazırlamasını isteyin. Fırın torbasının içerisine 1 çay kaşığı un koyun, poşete biraz hava üfleyin, ağız kısmını sıkıştırıp çalkalayın, böylelikle tüm un fırın poşetinizin her yerine bulanmış olacak. Etinizin üzerini tuz ve karabiber ile ovun. Fırın poşetine yerleştirip ağzını sıkıca bağlayın, toplu iğne poşetinize 3 noktada delikler açın. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 30dakika, sonra 170 derece fırında yaklaşık 50 dakika pişirin.
Bu tarife aslında tandır adı daha çok yakışır diye düşünüyorum :) Et, hiç su koymadan fırın poşetinde kendi suyuyla yavaş yavaş pişiyor, şöyle söyleyeyim et lime lime dökülüyor servis yapılırken. Kekiği içerisine çok koymadım, etin kendi lezzeti ve kokusunun önüne geçsin istemedim, 1 çay kaşığı yeterli. Suyuna ekmek bandıra bandıra yiyebilirsiniz, yanına da mutlaka soğanlı bir salata yapın, çok yakışıyor.
 
 

4 Mart 2015 Çarşamba

Disneyland Paris



Geçen yıl mayıs ayında bizim ufaklığa doğum günü sürprizi yapıp Paris'de ki Disneyland'a (Eurodisney) gittik. İtiraf etmeliyim ki büyülü masal dünyası ve eğlence parkları beni de benden aldı :)
Paris şehir merkezinin 32 kilometre dışında Marne la Vallee adı verilen yeni bir kasabada kurulan Disneyland'da iki tane park bulunur, Disneyland Park ve Walt Disney Studios Park. Disney Village adı verilen kısımda ise alışveriş yapabileceğiniz yerler bulunmakta. 7 adet Disney oteli de parka çok yakın oteller bölgesinde yer almakta.
Parka  Paris şehir içinden de ulaşımınız çok rahat olacaktır. Oldukça gelişmiş bir metro sistemine sahip olan şehirde gitmek istediğiniz her yere metro ile ulaşabilmeniz mümkün. Biz Paris havaalanına indiğimizde kırmızı Eurodisney otobüslerine (shuttle) binip Disneyland otelimize doğru yol aldık, otelin lobisinin önünde indik neredeyse shuttledan. 
Kısaca Disney otellerinden biraz bahsedeyim,  biz bu gezide mütevazi davranıp 5 yıldızlı olan oteli tercih etmedik, 3 kişi için astronomik rakam çıkıyordu, gece sadece uyumak için gireceğimiz otele o kadar para vermekte saçmalık olacaktı zaten.
Park içi otellerin avantajları ve parkla uyumu es geçilmeyecek bir ayrıntı bence.  Her bir otelin ayrı ayrı konsepti var. Mesela Cheyenne, kovboy kasabası gibi. Sabah ve öğle saatlerinde Disneyland kahramanlarından biri, Mickey Mouse, Minnie Mouse, Daisy Duck, Donald Duck, Goofy, Pluto gibi karakterler otele gelip sizinle birlikte oluyor ve onunla ücretsiz fotoğraf çektirebiliyorsunuz, çocuklar bu kısma bayılıyor mesela. O kahramanla park içerisinde fotoğraf çektirmek ücretli. Yada restoran bölümünde onların servis yaptığı Cafe Mickey’de yüksek fiyata yemek yiyebilirsiniz, yaklaşık 3 kişi 150 Euro. Otelin başka bir ayrıcalığı ise dışarıdan gelen ziyaretçilere park sabah saat 10'da açılırken, bize saat 8'de açılıyor.
 
 
Park içi otellerde fiyata, oda, kahvaltı, gün ve kişi sayısına göre parklara giriş bileti ve fast pass bileti de dahil oluyor, bu önemli bir nokta.
Fastpass parkta gezerken bir tura katılacağınız zaman Fastpass ile uzun kuyruğun önüne geçebilirsiniz yani bu bilet size öncelik hakkını tanıyor. Çok kalabalık olmasa bile popüler organizasyonlara bu biletle giriş yapabilirsiniz.
 
 
Sabah otelde saat 8:00'da kahvaltımızı yapar yapmaz otelden kalkan shuttle ile parka geçtik, her 10 dakikada bir sizi parka götüren bir araç mutlaka var; ayrıca yürümeyi seviyorsanız 10 dakikada parka yürüyerek varabilirsiniz.
 
 
Parka girişte ilk gördüğünüz Walt Disney Stüdyoları girişi oluyor, bu parkın her alanında parka uygun sizi rahatsız etmeyecek müzikler duyuluyor, işin içine büyü katan en önemli ayrıntılardan biride bu bence. Sonrasında ise parkta çalışan tüm ekibin onlara baktığınız anda size hep gülümsemesi :) üzerindeki kıyafet ve kostümlerin sizi harikalar diyarında hissettirmesi de paha biçilemez, burası büyülü bir dünya...
 
 
 
Disney Studios Park, film ve animasyon dünyası; Studio Tram Tour da sinema filmlerinde kullanılan yerler, aksesuar, patlamalar, sarsıntı, sel, yağmur, yangın,  gibi olayların filmlerde nasıl yapıldığını gösteren güzel bir tren yolculuğu olarak hizmet veriyor. Moteurs Action ise  film hilelerinin de size gösterildiği bir dublör gösterisi, ateşler, patlamalar, arabalar, motor gösterileri hepsi canlı ve heyecanlı.“Rock n’ Roller Coaster starring Aerosmith” ben binememiş olsam da eşim ve kızım çok eğlenceli olduğundan bahsede bahsede bitiremediler,  The Twilight Zone Tower of Terror serbest düşüşü sevenlere birebir, tur içindeki mekan ve görevlilerin ifadeleri bile çok ürkütücüydü :))) Crush’s Coaster, da beni benden aldı bir daha asla binmem sanırım. Bu parktaki hemen hemen tüm turlara katıldık, çocuklarınız için bazı turlara sizi almadan boy ölçümü yapılıyor, bu sebeple adrenalin severler bazen yalnız kalabiliyor.
 
 
 
 
Disneyland Park, 5 farklı bölümden oluşmuş.
Main Street Usa, Fantasyland, Frontierland, Adventureland ve Discoveryland.
Main Street'de alışveriş yapabilirsiniz, burası 1900 'lerdeki Amerika kasabaları gibi inşa edilmiş, çok hoşuma gitmişti ilk gördüğümde. Disneyland Railroad ile Main Street durağından binip tüm parkı keyifle gezebilirsiniz. Bu alanda gün içerisinde çeşitli showlara da denk gelebilirsiniz.





 



 


Fantasyland
Burası düşler ülkesi, peri masalları, prens ve prenseslerin  yaşadığı yer, pofuduk bir dünya. Küçük yaş grubuna 3 yaş gibi, hitap eden birçok aktivite burada mevcut.  En çok sevdiklerim içinde Peter Pan Flight var.





 
 
Frontierland
Bu bölüm ise vahşi batının keyifli dünyasında yolculuğa çıkarıyor sizi. Etrafta kovboylar, silahlar, at arabaları, Kızılderililer, açılıp kapanan bar kapıları var; Thunder Mesa Riverboat Landing ile mutlaka nehir turu yapın. Big Thunder Mountain tren turunu hiç kaçırmayn derim, sırası biraz fazla oluyor ama fast pass kullanın, Phantom Manor, hayaletli köşke çocuklarla girmeyin.
 

 
Adventureland
Bu kısım yetişkinlerin eğlence bölümü gibi gözükse de tam bizim ufaklığa göreydi :) Burası bir macera adası, Robinson'un evini görmek için ağaca tırmanıyorsunuz, Karayip Korsanları tam da burada, Kaptan Hook’un Korsan Gemisi, ip köprüler çok eğlenceli.  Pirates of the Caribbean; kayıklar üzerinde, karanlık tünel içerisinde geçen tur boyunca korkutucu korsanların arasından geçiyorsunuz, benim favori yerlerimden biri oldu 4 tur bindik. Aladdin'de bu kısımda.  
 


 
Discoveryland
Discoveryland'da uzay, geleceğe ait turlar, astronomi gibi birbirinden güzel aktiviteler var. Space Mountain fazla sıra dışı hayatta binemeyeceğim roller coasterlar içerisinde. Star Tours'da bildiğiniz uzay mekiğine biniyorsunuz.  
 

Parkta tüm gün çok yorulacaksınız biliyorum ama gece saat 23'den sonra başlayacak gece şölenine mutlaka kalın. Muhteşem bir gösteriyle kapanış yapıyorlar, havai fişekler, lazer show, sevilen kahramanların barkovizyon sunumu harika..
 






 
Bazı aktiviteler boy ve sağlık sınırlamalarına tabi, onun haricinde parklarda dilediğiniz gibi seyahat edebilirsiniz :) Avrupa'nın malum havası göz önünde bulundurulursa seyahat esnasında yanınıza mutlaka yağmurluk alın...

27 Şubat 2015 Cuma

Peynirli Kefirli Börek



Malzemeler
  • 6 adet yufka
  • 2 yumurta
  • 2 su bardağı kefir yada koyu ayran kıvamında yoğurt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 350 gr beyaz peynir (yarım kalıp)

Haydi yapalım;
  • Sıvıyağ, kefir ve yumurtalar karıştırılarak bir sos elde edilir. Fırın tepsisi yağlanır, bütünce bir yufka zemine serilir üzerine sos sürülüp 2. yufka üstüne konulur, tepsi  kenarından sarkan yufkalar ya kopartılıp orta kısma yayılır yada  kopartılmadan tepsi kenarından  içine kıvırılır. Aynı şekilde 2. kat yufkada soslanır,  3. kat serilir soslandıktan sonra üzerine peynirler ufalanır, üzerine yine bir yufka serilip soslanır. En son yufkanın üzerine de kalan tüm sos dökülür. 200 derece fırında yaklaşık 40 dakika yada altı ve üstü kızarıncaya kadar pişirilir.
Bizim ufaklık geçen hafta yaptığım kıymalı bol soğanlı böreği beğenmeyip, anne bana peynirli  börek yap diye tembihlemişti. Bende o okuldan gelmeden hazır olsun börek diye hazırlığa başladım. Buzdolabından malzemeleri çıkarmaya başladım ki birde ne göreyim; ne süt var dolapta ne de yoğurt :) amaaaa  alt rafta duran kefir bana gülümsüyor. Süt türevleri evde olmayınca başka bir alternatif bulmak hiç de zor gelmedi böylelikle bana. Çok da lezzetli oldu, peynirli bu böreğin sosunu sadece su, yumurta ve sıvıyağ ile de yapabilirsiniz, o zaman daha çıtır çıtır olacaktır. Bizimkisi dışı çıtır içi yumuşaktı. Afiyetleee.


14 Şubat 2015 Cumartesi

Etli Enginar Dolma



Malzemeler
  • 250gr dana kuşbaşı
  • 1 adet kuru soğan
  • 4 adet enginar

Haydi yapalım;
  • Kuşbaşı dana eti kızgın tavaya atılır  hafif kavrulur, su salmaya başlayınca üzerini kapakla örtün, ocağı kısık ateşe çevrin. Et yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir, bu aşamada et pişmeden suyu azaldıysa, üzerine kaynar su ekleyip etin pişmesine devam edin. Etin altını kapatmadan  tuz ilavesi yapmayı da unutmayın.
  • Kuru soğanı jülyen doğrayın, sıvıyağda soğanı soteleyin, etlerle birleştirin. Enginarları tencereye yerleştirin, içlerini kuşbaşı et ile doldurun, et suyunuz varsa üzerine et suyunu ilave edin, yoksa yaklaşık 1,5 su bardağı su ilave edip enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirin.
Karaciğer dostu enginarın faydaları saymakla bitmiyor, yaprağı ayrı, sapı ayrı, kökü ayrı şifa kaynağı bu soylu bitkinin. Uzmanlar hiç sevmeyenler için bile yılda en az 3-5 tane yiyin diyor. Eğer zeytinyağlı yemekten sıkıldıysanız işte bu tarif tam size göre, hem kolay hem de lezzetli. Dana eti yerine kuzu eti de kullanabilirsiniz, istediğiniz baharatları kullanarak yemeğinizi şenlendirebilirsiniz de :)  Şayet ekşi seviyorsanız da yarım limon suyunu sıkın pişmeye yakın üzerine. Ben evimin altındaki enginarcıdan alıyorum enginarı, o soyar soymaz limonlayıp yukarıya gönderiyor, böylelikle kararmadan hemen pişiriyorum. Hepinize bol sağlıklı günler diliyorum :))

8 Şubat 2015 Pazar

Faber Castell Yaratıcılık Atölyesindeydik




Şubat tatilinde Devletşah'ın davetlisi olarak kızım ve ben Oyuncak Müzesinde, Faber Castell Yaratıcılık Atölyesine katıldık. Tüm ufaklıklar Faber Castell'in sulu boyası, keçeli kalemi, kurşun boyama kalemleri ile birçok değişik resim ve aktivite yaptılar. Bizim ufaklık rengarenk suluboya ile gökkuşağı  yaptı bizim için :)

Aktiviteye biraz ara verip Oyuncak müzesini gezdiler. Geziden sonra hooop masal dinlemeye katıldık onlarla, küçük katılımcıların ses efektleriyle ve hayranlıklarıyla masalı dinledik. Masal bitiminde yerleri kağıtla kaplı aktivite odasında tüm küçükler masaldaki sevdiği kısımları istediği kalemle ve materyallerle resimlediler. 
 
Kırtasiye malzemeleri çocukluğumdan buyana beni rengarenk dünyasına çeken cazibeli bir dünya olmuştur. Okul dönüşü yada okula giderken illa o kırtasiyeye girer ya bir kalem ya kokulu silgi yada yapıştırma alır, o dükkandaki kalem defter kokusunu ciğerlerime doldururdum, hey gidi günler :)
O zamandan bu zamana o kadar güzel , yaratıcı ve eğlendirici şeyler eklendi ki bu malzemelere hala aynı zevkle elime alıyorum. Faber Castell'in çok geniş bir yalpazesi var, çocuklar etkinlikteyken bizde bazı ürünleri tanıma fırsatı bulduk ve sohbet ettik. Bir kere daha gönül rahatlığıyla Faber'in ürünlerine güvenmekle ne doğru bir karar verdiğimin farkına vardım.
 
 

 
 
 
Rengarenk Faber Castell ürünlerinden bizimkinin en çok sevdiklerinden bahsetmek istiyorum, bizimkinin desem de  benim de aynı zamanda :)
  • Birbirine bağlanan havalandırmalı kapaklı, su bazlı mürekkepli keçeli kalemler, bu kalemlerin kapakları sayesinde kalemler dağılmadan bir arada durabiliyor, birbirine takılan kalem kapakları sayesinde çocuğunuz çeşitli 3 boyutlu şekiller yapabiliyor, helikopter, füze, kule , merdiven, dönme dolap yaptık biz :) Hem kalem hem de oyuncak anlayacağınız bu Eğlenceli Keçeli Kalemler.


 
 
  • Elin kaymasını önleyen yumuşak tutuş sağlayan, elleri yormayan ergonomik üçgen gövdesi olan;  kalemin kaybolmasını, karışmasını engelleyen, gövdesinde isim yazmak için bırakılmış özel beyaz alanı olan;  kalemin ucunun kırılmasına karşı direnci artıran özel yapıştırma sistemi olan,  çevre dostu, su bazlı vernikle kaplanmış gövdeli bu kuru kalem, Jumbo Grip Boya Kalemi,  bu kalem sanki SİHİRLİ :) çünkü kalemle resminizi çizip boyadıktan sonra, fırçanızı suya daldırıp, resmin üzerinden geçtiğinizde resminiz sulu boyalı resme dönüşüyor :) Çocukla 1 aktivite yerine 2 aktivite yapmış oluyorsunuz böylelikle. Yanınızda taşıyıp her mekana rahatlıkla götürebilirsiniz de, biz seyahatlerde bile kullanıyoruz.

 
  • Vee  çocukların yaratıcılıklarını geliştirebilmelerine yardımcı, yapışmaz ve ufalanmaz, SAĞLIĞA zararlı madde içermez, çocukların el, motor ve kavrama becerilerini geliştiren,   şekil verildikten sonra, yapılan model tamamen kuruduktan sonra daha da hafifleşip sertleşen, hatta ZIPLAYAN elinize yapışmayan, iz bırakmayan Zıplayan oyun hamuruna çocuğunuzda bayılacak siz de :)) Sertleştikten sonra üzerine biraz su serpip yeniden yumuşatmanız da mümkün. Biz bu hamurla kolyeler ve anahtarlıklar yaptık.
 
 
 
 
 
 
Güzel bir gün geçirdik anlayacağınız; bu arada çocuğunuz resim yapıp size resmini göstermek için getirdiğinde, o resimde ne olduğunu anlamadığınızda yada resmi bir şeye benzetemediğinizde, resme bakıp 'çocuğum sen ne çizdin 'diye sormak çok yanlışmış. Çünkü çocuğunuz onun ne çizdiğinizi bildiğinizi düşünürmüş hep, yani resme baktığınızda onun ne çizdiğini onun bakış açısına göre bilmeniz gerekiyor zaten! Onun hayallerini kırmamak için ne çizdiğini anlamış gibi yapın.
 
Bu yaratıcılık atölyesine hafta sonları sizde katılabilirsiniz, diyerek son cümlemi tamamlıyorum.
 

6 Şubat 2015 Cuma

Sakızlı Un Kurabiyesi

Malzemeler:

  • 250 g. tereyağı
  • 4 su bardağı un
  • 3 yemek kaşığı buğday nişastası
  • 3 yemek kaşığı pudra şekeri
  • 2 tatlı kaşığı sakız reçeli
  • üzeri için pudra şekeri
Haydi Yapalım:
  • Tereyağı, un, pudra şekeri, nişasta yoğurulur. Daha sonra sakız reçeli de ilave edilerek yoğurma işlemi tamamlanır. Hamura  şekil verildikten sonra kurabiyeler yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirilir. Servis edilmeden önce üzerine pudra şekeri serpilir.  Tane damla sakızı kullanılacaksa bir iki parçası dövülerek hamura karıştırılır. Afiyetle...

5 Şubat 2015 Perşembe

3 Şubat 2015 Salı

Dondurma Kurabiye


Malzemeler
  • 150gr tereyağı oda sıcaklığında
  • 2,5 su bardağına yakın un
  • 1 su bardağı buğday nişastası
  • 1 çay bardağı zeytinyağı yada fındık yağı
  • 1 adet yumurta
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 tatlı kaşığı vanilya
  • 1,5 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1 çay bardağı damla çikolata
Haydi yapalım;
  • Tereyağı ve pudra şekeri krema kıvamına gelinceye kadar çırpılır, üzerine yumurta, sıvıyağ, un, nişasta, vanilya ve kabartma tozu ilave edilerek yoğurulur. Hamurumuz  kulak memesi yumuşaklığında olacak, bunun için unu azar azar ilave edin. Yoğurma işlemi bitince damla çikolataları ilave edip karıştırın. Bu kurabiyeye şekil verirken dondurma kaşığı kullanacağız. Dondurma kaşığı ile aldığımız kurabiyeyi kaşıktan çıkarırken zedelemeden tepsinin üzerine çıkartalım. Önceden ısıttığımız 200 derece fırına tepsiyi yerleştirip dereceyi 170'e düşürelim. Kurabiyeler kabarmaya başlayınca 140 dereceye düşürüp pişirmeye devam edelim.  Kurabiyeler pembeleşmeden fırından alıp soğutalım.
Bir arkadaşıma kahvaltıya davetliydim bugün, ona giderken Cahide Hanımın bu nefis kurabiyelerinden yaptım. Kurabiyenin adını dondurma şekline benzediği için vermiş kendisi. Şayet dondurma kaşığınız yoksa elinizle de istediğiniz şekli verebilirsiniz kurabiyenize, afiyetle...

29 Ocak 2015 Perşembe

Sebzeli Kuzu İncik




Malzemeler
  • 2 adet patates
  • 4 adet kuzu incik
  • 3 adet havuç
  • bir avuç dolusu ıspanak
  • 1 adet kuru soğan
  • 5-6 adet tane karabiber
  • 1-2 dal kekik
  • 2 -3 diş sarımsak
  • 3 su bardağı su
  • tuz

Haydi yapalım;
  • Tüm malzeme düdüklü tencereye konulup etler yumuşayıncaya kadar haşlanır, etler kemikten düşecek kadar da pişirmeyin sakın :) Piştikten sonra ister haşlama gibi tabaklara servis yapın, isterseniz benim gibi tüm malzemeleri ısıya dayanıklı bir kaba koyup üzerine haşlama suyundan 2 kepçe dolusu döküp, 220 derece fırında (fan ayarınız varsa o ayarda) üzerleri kızarıncaya kadar fırına verin. Benimkiler 15 dakika da kızardı. Haşlama yada fırında hazırlamak tamamen sizin zevkinize kalmış.
Misafir geldiğinde sofranıza hazırlayacağınız en pratik et yemeklerinden birisidir kendisi, etler tek parça olduğu için servisi ve sunumu çok kolaylık sağlar size, etin yanındaki sebzelerde tabağınıza zenginlik katar. Afiyetler olsun..
 
 


 

25 Ocak 2015 Pazar

Cevahir'de Şipşak Dünya Turu




İlk yarı yıl tatili başladı, çocuklar evde.
Kimimiz çalışmaya devam ediyor kimimiz çocuklarla beraber evde yada başka şehirlerde.
Tatili nasıl değerlendiririz diye düşünüyorsanız, işte size tüm gününüzü geçireceğiniz bir aktivite seçeneği sunuyorum İstanbul' lular için. Dünya'nın farklı bölgelerine ait  6 ülke ve onların farklı kültürleriyle tanışacaklar böylelikle.
 
Cevahir Alışveriş Merkezi 1. katta 'Şipşak Dünya Turu’ hazırlamış çocuklara.
Biz cumartesi günü Şipşak Dünya Turu'na katıldık. İstanbul'un meşhur Galata Köprüsü'nde Lüfer, İstavrit, Uskumru tuttu bizim ufaklıklar, eee dedesi, annesi balık tutmayı sever de torunu sevmez mi zaten...
Arkasından Brezilya'ya gidip Samba yaptılar renkli platformda eğlenceli müziklerle beraber, dans etmekten çok büyük keyif aldıkları kesin :)


 

Mısır Piramitleri'nin içine girdiklerinde  çizgi film izlediler.



Sanat sever şehir olan Paris'te resim ve boyama yaptılar. İtalya bölümünde ise oyun hamurundan pizza yaptılar. 





Bu arada ülkeler hakkında çeşitli bilgileri alma fırsatı da buldular eğlenirken.
Bu etkinlik 24 Ocak - 8 Şubat tarihleri arasında; her gün 12 ile 19 saatleri arasında  İstanbul Cevahir’de devam edecek. Alışveriş merkezinde yapmış olduğunuz 50 liralık alışveriş fişinizi görevlilere göstererek hiçbir ücret ödemeden bu etkinliğe çocuklarınız katılabilir.

Sinema salonları ve İstanbul Devlet Tiyatrosu sahneleri  olan Cevahir'de aktivite bittikten sonra Funlab eğlence merkezine girdik, orada da tüm gün harika eğlendik. Funlab'a girerken ne kadar eğlenceye katılmak istiyorsanız o oranda para yüklüyorsunuz kartlarınıza. Küçük yaş grupları için birçok aktivite varken büyük yaş grupları için de oyun eğlence bölümleri mevcut.  
 
 
 
Rollercoaster bile var büyük yaş grubu için, bizimkiler 2 tur döndüler geldiler kendisiyle :) 
 

Klozetin üzerine oturup karşı tarafta banyo yapan adamlara su sıkarak oyunu tamamlıyorsunuz bu kısımda da. Bana göre görseli harika olan bir eğlence durağı da burasıydı.
 
 
 Veee tüm blogger annelerle çektirdiğimiz hatıra fotomuz.